İstanbul - Yurtdışında kalp krizi geçirdi; 6 gün sonra Türkiye'de tedavi oldu
İstanbul - Yurtdışında kalp krizi geçirdi; 6 gün sonra Türkiye'de tedavi oldu
İstanbul - Yurtdışında kalp krizi geçirdi; 6 gün sonra Türkiye'de tedavi oldu
Haber Giriş Tarihi: 03.04.2025 12:18
Haber Güncellenme Tarihi: 03.04.2025 12:18
Kaynak:
DHA
Canan İLARSLAN- Şevval CİNDİR / İSTANBUL, DHA- İSTANBUL'dan Valencia'ya iş toplantısı için giden ve orada kalp krizi geçiren Erhan Say, damarının yüzde 98 oranında tıkalı olmasına rağmen Türkiye'de tedavi olmak istedi. İstanbul'da özel bir hastanede gerçekleştirilen başarılı operasyonla sağlığına kavuştu. Kalp krizi geçirdikten 6 gün sonra ülkesine dönerek tedavi olan Erhan Say, "En ufak bir belirtisi yoktu. Havalimanında kapıya yürürken göğsümde bir ağrı hissettim. Açıkçası kendi kendime de bu kadar yorulmuyor olmam lazım benim diye içimden geçirdim. Damarın yüzde 98'inin tıkalı olduğunu hocamız tespit etti. Sonrasında stent uygulaması yapıldı. Bu sabah bana eve git deseydi koşarak herhalde eve giderdim. Hiçbir şikayetim yok" dedi. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Vefik Yazıcıoğlu, "Aslında yurt dışına gittiği zaman krizin başlangıç erken evreleri önce gözleniyor. Orada bir takım sıkıntılar geçiriyor ama bunu önemsemiyor. Şikayetleri arttıktan sonra hastaneye gitmek zorunda kalıyor. Buna rağmen hasta Türkiye'ye gitmek için ısrar ediyor ve aslında normal şartlarda böyle bir durumda hastayı hiçbir merkez bırakmaz. Hastanede bir tedavi ret formu imzalatarak ve risklerini de anlatarak hastayı bırakıyorlar. Ana damarın başından yüzde 98 tıkalı olduğunu fark ettik ve oraya bir stent uygulamasıyla krizi tamamen sonlandırdık. Ama bu hastadaki özellik şu, krizin başlamasıyla finale giden süreç oldukça uzun ve maceralı ve enteresan. Şu anda hiçbir riski kalmadı" dedi. İstanbul'dan Valencia'ya iş toplantısı için giden Erhan Say, yaşadığı rahatsızlık sonucu orada hastaneye kaldırıldı. Burada kalp krizi geçirdiğini öğrenen Say, yurt dışındaki tedaviyi reddedip İstanbul'da özel bir hastanede gerçekleştirilen başarılı operasyonla sağlığına kavuştu. Valencia'da bir mağazada rahatsızlandıktan sonra hastaneye kaldırılan 55 yaşındaki Erhan Say, başka bir hastaneye sevk edildi. Bu süreçte kalp krizi geçirdiğini öğrenen Say, doktorların riskli bir ameliyat olduğunu belirtmesi üzerine son gittiği hastanedeki tedaviyi reddederek Türkiye'ye dönmek istediğini belirtti. Yaşadığı sağlık sorununa rağmen 6 gün geçiren hasta, Türkiye'deki doktorunun uyarısı ile İstanbul Havalimanı'na iner inmez hastaneye gitti. Damarının yüzde 98 oranında tıkalı olduğu belirlenen Erhan Say, yapılan operasyonun ardından sağlığına kavuştu. 'SİZİ BÖYLE BİR ŞEKİLDE GÖNDEREMEYİZ, DEDİLER'Erhan Say, "İnanın en ufak bir belirtisi yoktu. Yolculuğa çıkmadan bir gün önce spor salonunda rutin egzersizimi yaptım. Haftada 4-5 gün zaten egzersiz yapan bir insanım. Erken saatlerde Valencia uçuşunu yakalamak için İstanbul Havalimanı'na gittim. Havalimanında kapıya yürürken göğsümde bir ağrı hissettim. Açıkçası kendi kendime de bu kadar yorulmuyor olmam lazım benim diye içimden geçirdim. Ondan sonra kapıya gittiğimizde sandalyede oturdum biraz, geçti. Uçağımıza bindik, yolculuğumuzu yaptık. Oraya eşimle birlikte bir iş toplantısı için gidiyorduk. Mağazada alışveriş yaparken gerçekten kötü hissettim. Beni iki büklüm yapan, nefes almamı zorlaştıran, adım atmamı zorlaştıran bir ağrı ile mağazada gördüğüm bir koltuğun üzerine oturdum. Oradaki görevli arkadaşlar, 'İyi misiniz' diye sordu, iyi değilim dedim. Bu normal bir şey değil başka bir şey. Ambulansla beni klinik gibi bir yere götürdüler" dedi. Doktorların kendisi ile ilgilendiğini ancak başka hastanelere sevk edildiğini belirten Say, "Ertesi gün başka bir doktor arkadaş 'Sizi başka bir hastaneye göndereceğiz orada size anjiyo yapılacak' dedi. Ben de ülkeme dönmek istiyorum, dedim. 'Çok riskli, sizi böyle bir şekilde gönderemeyiz, durumunuz kritik. Seyahat önermiyoruz, bu işlemin burada yapılması gerekiyor' dediler. Hekim arkadaşlarının yetkinlikleri mutlaka vardır ama dedim ki ben doktoruma gitmek istiyorum. Ondan sonra uçağa bindik, İstanbul'a geldik. Bu arada sürekli hocayla telefonda görüştük. Eve gitmeden hastaneye gelmemizi söyledi. İstanbul'da Havalimanı'na indik. Otoparktan arabaya bindim, direkt hastaneye geldim" şeklinde konuştu. 'DAMARIN YÜZDE 98'İNİN TIKALI OLDUĞUNU HOCAMIZ TESPİT ETTİ'Say, "Hocam sağ olsun vakit kaybetmeden direkt anjiyoya aldı. Damarın yüzde 98'inin tıkalı olduğunu hocamız tespit etti. Sonrasında stent uygulaması yapıldı. Bu sabah bana eve git deseydi koşarak herhalde eve giderdim. Bir sorun yok, yarın sabah evimize gideceğiz. Hiçbir şikayetim yok, hastane odasından çıkıp bir temiz hava alayım bir çıkayım dışarı diye iniyorum, aşağı biraz temiz hava alıyorum. En ufak bir şikayetim yok. Hiçbir şey yok. Beslenmemize dikkat edeceğiz, tütün ürünleri zararlıdır, tütün ürünlerinden uzak duracağız. Hocamızın belirttiği oranda egzersizlerimizi yapacağız. Yaşım 55 olmasına rağmen düzenli beslenen, egzersiz yapan bir insanım. Uzun zaman sporculuk hayatım var ama işte ne olacağı belli olmuyor. Vatandaşlarımıza da buradan tavsiyem kontrollerini aksatmasınlar çünkü bir anda böyle yüzde 98 tabii ki bir anda olmadı ama bunu kontroller neticesinde önceden öğrenip, önceden tedbir almak mümkün" ifadelerini kullandı.'FİNALE GİDEN SÜREÇ OLDUKÇA UZUN VE MACERALI'Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Vefik Yazıcıoğlu, "Bir kalp krizi hikayesi ama benim şimdiye kadar deneyimlerimle görmüş olduğum en enteresan vakalardan birisi. Enteresanlığı şu; 6 günlük bir kalp krizi hikayesi ile beraber yurt dışından gelen, krize rağmen gelen ve müdahale ettiğimiz bir hasta. Aslında yurt dışına gittiği zaman krizin başlangıç erken evreleri önce gözleniyor. Orada bir takım sıkıntılar geçiriyor ama bunu önemsemiyor. Şikayetleri arttıktan sonra hastaneye gitmek zorunda kalıyor. Hastanede 'Kalp krizi geçiriyorsun' diye yatırıyorlar ve o dönemde hastanın kalp değerlerinin yüksek olduğu görülüyor. Troponin değeri diye bir değer var kalp krizi değeri ve EKG değişiklikleri. Buna rağmen hasta Türkiye'ye gitmek için ısrar ediyor ve aslında normal şartlarda böyle bir durumda hastayı hiçbir merkez bırakmaz. Hastanede bir tedavi ret formu imzalatarak ve risklerini de anlatarak hastayı bırakıyorlar. Hasta, uçakla İstanbul'a dönüyor ve onun da hikayesi kendine mahsus. Önce otelde kalıyor, otelde kaldıktan sonra ertesi gün uçağa biniyor. İstanbul'a geldikten sonra bana ulaştığında, ben kendisini görmüş oldum ve hemen anjiyo laboratuvarına alıp olayı tespit ettik. Ana damarın başından yüzde 98 tıkalı olduğunu fark ettik ve oraya bir stent uygulamasıyla krizi tamamen sonlandırdık. Ama bu hastadaki özellik şu, krizin başlamasıyla finale giden süreç oldukça uzun ve maceralı ve enteresan. Şu anda hiçbir riski kalmadı. Damardaki tıkanıklık tamamen yüzde sıfıra indirildi ve kendisine bundan sonraki yaşamında nasıl davranması gerektiğini, nelere dikkat etmesi gerektiğini çok iyi bir şekilde anlattık" diye konuştu.'KALP KRİZİ EN SIK GÖRÜLEN KALP HASTALIKLARININ BAŞINDA GELİYOR'Hastanın bundan sonra daha tedbirli bir şekilde yaşaması gerektiğini belirten Yazıcıoğlu, "Bundan sonra risk faktörlerini düşürmesi lazım. En önemli risk faktörlerinden birisi sigara içiyor olması. Kolesterol değerlerini düşük tutması gerekiyor. Tansiyon ve şeker değerlerini normal sınırlarda tutması gerekiyor. İlaçlarını düzenli alması gerekiyor, doğru dengeli bir şekilde beslenmesi gerekiyor ve bir süre sonra da şu anda kriz geçirdiği için bir aylık bir istirahat dönemi öneriyoruz. Bir aydan sonra da egzersize başlaması gerekiyor. Hareketli bir yaşam da önemli. Bu aslında toplumda en sık görülen kalp hastalıklarının başında geliyor, yani bir kalp krizinin tam karşılığı. Dolayısıyla kalp krizini oluşturan en önemli 5 tane önemli neden var. Hareketsizlik, şeker dengesinin bozulması, şeker insülin direncinin bozulması, şeker hastalığının olması, tansiyonun yüksek olması, kolesterolün yüksek olması ve genetik faktörler. Bu risk faktörlerini taşıyan kişilerde mutlaka rutin bir şekilde kontrollerini düzenli olarak yaptırmalarını öneriyorum" dedi. (DHA)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İstanbul - Yurtdışında kalp krizi geçirdi; 6 gün sonra Türkiye'de tedavi oldu
İstanbul - Yurtdışında kalp krizi geçirdi; 6 gün sonra Türkiye'de tedavi oldu
Canan İLARSLAN- Şevval CİNDİR / İSTANBUL, DHA- İSTANBUL'dan Valencia'ya iş toplantısı için giden ve orada kalp krizi geçiren Erhan Say, damarının yüzde 98 oranında tıkalı olmasına rağmen Türkiye'de tedavi olmak istedi. İstanbul'da özel bir hastanede gerçekleştirilen başarılı operasyonla sağlığına kavuştu. Kalp krizi geçirdikten 6 gün sonra ülkesine dönerek tedavi olan Erhan Say, "En ufak bir belirtisi yoktu. Havalimanında kapıya yürürken göğsümde bir ağrı hissettim. Açıkçası kendi kendime de bu kadar yorulmuyor olmam lazım benim diye içimden geçirdim. Damarın yüzde 98'inin tıkalı olduğunu hocamız tespit etti. Sonrasında stent uygulaması yapıldı. Bu sabah bana eve git deseydi koşarak herhalde eve giderdim. Hiçbir şikayetim yok" dedi. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Vefik Yazıcıoğlu, "Aslında yurt dışına gittiği zaman krizin başlangıç erken evreleri önce gözleniyor. Orada bir takım sıkıntılar geçiriyor ama bunu önemsemiyor. Şikayetleri arttıktan sonra hastaneye gitmek zorunda kalıyor. Buna rağmen hasta Türkiye'ye gitmek için ısrar ediyor ve aslında normal şartlarda böyle bir durumda hastayı hiçbir merkez bırakmaz. Hastanede bir tedavi ret formu imzalatarak ve risklerini de anlatarak hastayı bırakıyorlar. Ana damarın başından yüzde 98 tıkalı olduğunu fark ettik ve oraya bir stent uygulamasıyla krizi tamamen sonlandırdık. Ama bu hastadaki özellik şu, krizin başlamasıyla finale giden süreç oldukça uzun ve maceralı ve enteresan. Şu anda hiçbir riski kalmadı" dedi. İstanbul'dan Valencia'ya iş toplantısı için giden Erhan Say, yaşadığı rahatsızlık sonucu orada hastaneye kaldırıldı. Burada kalp krizi geçirdiğini öğrenen Say, yurt dışındaki tedaviyi reddedip İstanbul'da özel bir hastanede gerçekleştirilen başarılı operasyonla sağlığına kavuştu. Valencia'da bir mağazada rahatsızlandıktan sonra hastaneye kaldırılan 55 yaşındaki Erhan Say, başka bir hastaneye sevk edildi. Bu süreçte kalp krizi geçirdiğini öğrenen Say, doktorların riskli bir ameliyat olduğunu belirtmesi üzerine son gittiği hastanedeki tedaviyi reddederek Türkiye'ye dönmek istediğini belirtti. Yaşadığı sağlık sorununa rağmen 6 gün geçiren hasta, Türkiye'deki doktorunun uyarısı ile İstanbul Havalimanı'na iner inmez hastaneye gitti. Damarının yüzde 98 oranında tıkalı olduğu belirlenen Erhan Say, yapılan operasyonun ardından sağlığına kavuştu. 'SİZİ BÖYLE BİR ŞEKİLDE GÖNDEREMEYİZ, DEDİLER'Erhan Say, "İnanın en ufak bir belirtisi yoktu. Yolculuğa çıkmadan bir gün önce spor salonunda rutin egzersizimi yaptım. Haftada 4-5 gün zaten egzersiz yapan bir insanım. Erken saatlerde Valencia uçuşunu yakalamak için İstanbul Havalimanı'na gittim. Havalimanında kapıya yürürken göğsümde bir ağrı hissettim. Açıkçası kendi kendime de bu kadar yorulmuyor olmam lazım benim diye içimden geçirdim. Ondan sonra kapıya gittiğimizde sandalyede oturdum biraz, geçti. Uçağımıza bindik, yolculuğumuzu yaptık. Oraya eşimle birlikte bir iş toplantısı için gidiyorduk. Mağazada alışveriş yaparken gerçekten kötü hissettim. Beni iki büklüm yapan, nefes almamı zorlaştıran, adım atmamı zorlaştıran bir ağrı ile mağazada gördüğüm bir koltuğun üzerine oturdum. Oradaki görevli arkadaşlar, 'İyi misiniz' diye sordu, iyi değilim dedim. Bu normal bir şey değil başka bir şey. Ambulansla beni klinik gibi bir yere götürdüler" dedi. Doktorların kendisi ile ilgilendiğini ancak başka hastanelere sevk edildiğini belirten Say, "Ertesi gün başka bir doktor arkadaş 'Sizi başka bir hastaneye göndereceğiz orada size anjiyo yapılacak' dedi. Ben de ülkeme dönmek istiyorum, dedim. 'Çok riskli, sizi böyle bir şekilde gönderemeyiz, durumunuz kritik. Seyahat önermiyoruz, bu işlemin burada yapılması gerekiyor' dediler. Hekim arkadaşlarının yetkinlikleri mutlaka vardır ama dedim ki ben doktoruma gitmek istiyorum. Ondan sonra uçağa bindik, İstanbul'a geldik. Bu arada sürekli hocayla telefonda görüştük. Eve gitmeden hastaneye gelmemizi söyledi. İstanbul'da Havalimanı'na indik. Otoparktan arabaya bindim, direkt hastaneye geldim" şeklinde konuştu. 'DAMARIN YÜZDE 98'İNİN TIKALI OLDUĞUNU HOCAMIZ TESPİT ETTİ'Say, "Hocam sağ olsun vakit kaybetmeden direkt anjiyoya aldı. Damarın yüzde 98'inin tıkalı olduğunu hocamız tespit etti. Sonrasında stent uygulaması yapıldı. Bu sabah bana eve git deseydi koşarak herhalde eve giderdim. Bir sorun yok, yarın sabah evimize gideceğiz. Hiçbir şikayetim yok, hastane odasından çıkıp bir temiz hava alayım bir çıkayım dışarı diye iniyorum, aşağı biraz temiz hava alıyorum. En ufak bir şikayetim yok. Hiçbir şey yok. Beslenmemize dikkat edeceğiz, tütün ürünleri zararlıdır, tütün ürünlerinden uzak duracağız. Hocamızın belirttiği oranda egzersizlerimizi yapacağız. Yaşım 55 olmasına rağmen düzenli beslenen, egzersiz yapan bir insanım. Uzun zaman sporculuk hayatım var ama işte ne olacağı belli olmuyor. Vatandaşlarımıza da buradan tavsiyem kontrollerini aksatmasınlar çünkü bir anda böyle yüzde 98 tabii ki bir anda olmadı ama bunu kontroller neticesinde önceden öğrenip, önceden tedbir almak mümkün" ifadelerini kullandı.'FİNALE GİDEN SÜREÇ OLDUKÇA UZUN VE MACERALI'Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Vefik Yazıcıoğlu, "Bir kalp krizi hikayesi ama benim şimdiye kadar deneyimlerimle görmüş olduğum en enteresan vakalardan birisi. Enteresanlığı şu; 6 günlük bir kalp krizi hikayesi ile beraber yurt dışından gelen, krize rağmen gelen ve müdahale ettiğimiz bir hasta. Aslında yurt dışına gittiği zaman krizin başlangıç erken evreleri önce gözleniyor. Orada bir takım sıkıntılar geçiriyor ama bunu önemsemiyor. Şikayetleri arttıktan sonra hastaneye gitmek zorunda kalıyor. Hastanede 'Kalp krizi geçiriyorsun' diye yatırıyorlar ve o dönemde hastanın kalp değerlerinin yüksek olduğu görülüyor. Troponin değeri diye bir değer var kalp krizi değeri ve EKG değişiklikleri. Buna rağmen hasta Türkiye'ye gitmek için ısrar ediyor ve aslında normal şartlarda böyle bir durumda hastayı hiçbir merkez bırakmaz. Hastanede bir tedavi ret formu imzalatarak ve risklerini de anlatarak hastayı bırakıyorlar. Hasta, uçakla İstanbul'a dönüyor ve onun da hikayesi kendine mahsus. Önce otelde kalıyor, otelde kaldıktan sonra ertesi gün uçağa biniyor. İstanbul'a geldikten sonra bana ulaştığında, ben kendisini görmüş oldum ve hemen anjiyo laboratuvarına alıp olayı tespit ettik. Ana damarın başından yüzde 98 tıkalı olduğunu fark ettik ve oraya bir stent uygulamasıyla krizi tamamen sonlandırdık. Ama bu hastadaki özellik şu, krizin başlamasıyla finale giden süreç oldukça uzun ve maceralı ve enteresan. Şu anda hiçbir riski kalmadı. Damardaki tıkanıklık tamamen yüzde sıfıra indirildi ve kendisine bundan sonraki yaşamında nasıl davranması gerektiğini, nelere dikkat etmesi gerektiğini çok iyi bir şekilde anlattık" diye konuştu.'KALP KRİZİ EN SIK GÖRÜLEN KALP HASTALIKLARININ BAŞINDA GELİYOR'Hastanın bundan sonra daha tedbirli bir şekilde yaşaması gerektiğini belirten Yazıcıoğlu, "Bundan sonra risk faktörlerini düşürmesi lazım. En önemli risk faktörlerinden birisi sigara içiyor olması. Kolesterol değerlerini düşük tutması gerekiyor. Tansiyon ve şeker değerlerini normal sınırlarda tutması gerekiyor. İlaçlarını düzenli alması gerekiyor, doğru dengeli bir şekilde beslenmesi gerekiyor ve bir süre sonra da şu anda kriz geçirdiği için bir aylık bir istirahat dönemi öneriyoruz. Bir aydan sonra da egzersize başlaması gerekiyor. Hareketli bir yaşam da önemli. Bu aslında toplumda en sık görülen kalp hastalıklarının başında geliyor, yani bir kalp krizinin tam karşılığı. Dolayısıyla kalp krizini oluşturan en önemli 5 tane önemli neden var. Hareketsizlik, şeker dengesinin bozulması, şeker insülin direncinin bozulması, şeker hastalığının olması, tansiyonun yüksek olması, kolesterolün yüksek olması ve genetik faktörler. Bu risk faktörlerini taşıyan kişilerde mutlaka rutin bir şekilde kontrollerini düzenli olarak yaptırmalarını öneriyorum" dedi. (DHA)
Kaynak: DHA
En Çok Okunan Haberler